Yazı Detayı
17 Ekim 2019 - Perşembe 17:17 Bu yazı 439 kez okundu
 
BİR TÜRLÜ ÜYE OLAMAYAN ÜYEDEN ÜYELERE
Umut CAN
gencajans33@hotmail.com
 
 

Bazı Meslekler öyle karşıdan göründüğü gibi değildir. Hele gazetecilik hiç göründüğü gibi değildir. Yerelde işler daha da başkadır. Üç kuruşa talim yapıp yazı yazmak, haber yapmak çok daha zordur.

Meslek büyüklerimiz şöyle derdi:

“İnsan bu tozu bir kere yuttu mu, bu mesleği bir daha asla bırakamaz.”

Doğru söylüyorlarmış. Bırakamadım. Gazete bürosuna ilk girdiğim günkü heyecan neyse bugün de aynı heyecanla giriyorum. Bu mesleğin en güzel yanlarından biri, çok fazla insan tanımanız. Hayranlıkla takip ettiği insanlar bazen sizin dostunuz olur, herkesin tanıklık edemediği olayların bazen tam içinde olursunuz. Bu mesleği büyülü yapan da işte budur. Mesleğe başlayalı 12 yılı geçmiş. Harika insanlarla çalıştım. Bir sosyolog kadar deneyimli, bir psikolog kadar gözlemci, bir siyaset bilimci kadar politikayı iyi bilen gazeteciler tanıdım. Ve doğruların peşinden giden, gerçek hayatları yazan, toplumun kılcal damarlarına kadar girebilen cesur gazeteciler. Haberi hayatlarının önüne koyan, demokrasi aşığı, insan sevgisi içinde olan gazeteciler. Haksızlıklara karşı koyan, sessiz çoğunluğun sesi olmayı başarabilen gazeteciler.

Aslında gazeteciliğin yukarıdaki yazılı tanımını bir dönemde birlikte aynı ortamlarda ve haberlerde sıkça bir araya geldiğimiz, meslek büyüğümüz Hürriyet Gazetesi yazarı Deniz Sipahi çokça yapardı. Ben ve benim gibi de nice aynı yaşlarda olduğum gazeteci arkadaşım kulağına küpedir.

Bu 12 yıllık çok gazeteci tanıdım aynı yukarıda yazdıklarım gibi ve yine çoktan biraz fazla gazeteci tanıdım yukarıda yazmadıklarım gibi….

Rant peşinde, isim peşinde, işi gücü tehdit olan, gündelik sorunlardan çok günü kurtarmanın peşinde olan, sessiz çoğunluğun sesi olmaktansa sesi en gür çıkanın arkasına bir yerlere saklanarak yer kapma derdinde olan ve bit tabi koltuğunun sevdasına düşmüş olanlar…..

Demokrasinin olmazsa olmazı olan siyasi partiler,  sivil toplum kuruluşları, sendikalar, dernekler, odalar, vakıflardır. Toplumun örgütlü olması demokrasinin daha anlamlı bir şekilde daha iyi işlemesine etken olurken, sorunların çözümü konusunda önemli bir yapı olarak gözleniyor. Bu nedenle özellikle toplumda yer alan meslek gruplarının bir çatı altında toplanması ve her bireyin tek başına sorununu çözmesi için adam atması yerine birlikte olarak başkan ve yönetim kurulunun temsil ettiği heyetle çözüm üretilmesi birçok sorunun ortadan kaldırılması sağlayabiliyor. Bu nedenle her meslek grubunun derneği, odası veya vakfı olması, Üretim alanında çalışan işçilerin sendikası olması, Memurların bu sendikal haklardan yararlanması, Gelişmiş demokrasilerde olmazsa olmazdır…

Bizim de eh işte pek görmesek de, duymasak da çok uzaklarda bir yerlerde fakat bir o kadar da yakında birkaç mesleki örgütümüz var. Örneğin Türkiye Gazeteciler Sendikası var, ha bir de Cemiyetlerimiz var ki ulaşabilene aşk olsun….

Her şehirde vardır gazetecilerin cemiyeti, ben de bugüne kadar 3 farklı şehirde bu mesleği yürüttüm ve her şehirde meslek örgütüm olan Cemiyete üye oldum da bir Mersin’e üye olamadım. 2014 yılında üye oldum sanırken, 2018 yılında olmadığımı öğrendim. İşte o kadar uzak ki gitmesek de görmesek de bizim cemiyetimiz var diyoruk, o da yalanmış… Umarım 2019 yılı sonuna kadar üye olurum…

Şimdi önümüzdeki ay Mersin Gazeteciler  Cemiyeti’ni 4 adaylı bir seçim olacak, naçizane üye olamamış ama üye olduğunu sanan bendeniz birkaç kelam etmek isterim bu seçim üzerine…

Birçok seçimi takip eden ve bu seçimlere yönelik eleştirilerde bulunan gazeteciler kendi seçimlerini kazanmak uğruna kendi meslektaşlarını acımasızca suçlayıp acımasızca eleştirip artı puan kazanmaya çalışanlar oluyor. Bu ortamda ne yazık ki bazı cümleler kuruldu, Bazı suçlamalar yapıldı, Bazı iddialar ortaya atıldı, Böylesi bir durum bize yani gazetecilere hiç ama hiç yakışmadı. Yapmayın ağabeyler…

Bazı şeyleri farklı noktalara, kendinize artı puan kazandıracakmış düşüncesiyle çekmeyin, gözümüzden de düşmeyin. Biz siz ağabeylere göre yaşı daha genç meslektaşlarınızın daha acil sorunları var. Mesala maaşlarını gününde alamayan, alsa bile eksik alan, asgari ücreti bile göremeyen, yürüyerek habere giden, ayak tabanları su bağlayan kardeşlerimiz var.

Herkesin gazeteci olduğu günümüzde bizim ne gibi ayrıcalığımız olacak, bildiri falan yayınlıyor ağabeyler de bu konuda bir şey göremedim o bildirilerde….

Bizim bir yıl sonu sergisinden, modern bir binadan daha acil sorunlarımız var, işsizlerimiz var, dolmuş parası veremeyenlerimiz var, severek yaptığı bu meslekten zorla koparılanlarımız var, başını sokacak bir yuvası olmayanlarımız var, yüzlerine telefon kapananlarımız var, kapanan gazetelerimiz var, var da var sorunlarımız çok da dinleyenimiz yok, hele Silifke gibi ilçelerde seçimlere az kala hariç hiç yok…

Silifke demişken,  merkez dışında kalan ilçelerde gazetecilik biraz daha zor, MGC zaten pek uğramıyor buralara, genelde seçimlerden sonra unutuluyor ilçeler… Umarım yeni gelecek yönetim unutmaz…

Adaylarımızın bir kısmı belki bu yazıyı hiç görmeyecek de gören olursa, bir göz gezdirsin, sonra yine unutmak isterse ilçelerde gazetecilik yapanı yine unutsun….

 

 

 

 
 
 
Etiketler: BİR, TÜRLÜ, ÜYE, OLAMAYAN, ÜYEDEN, ÜYELERE,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.